2 Şubat 2012 Perşembe

BANU AVAR'IN KALEMİNDEN 2012 BAHARI



BU YAZIDA BANU AVAR'IN ÇOK BEĞENDİĞİM BİR YAZISINI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM. ÇOK ÇARPICI AÇIKLAMALAR YER ALMAKTADIR.

2012 NİSANI: TÜRK ‘BAHARI’!

Ross Wilson’ın 6 Ocak tarihli yazısını dikkatle okuyun… Erkan Güçiz derlemişti..

Ne diyor o yazıda * eski ABD Türkiye büyükelçisi ve istihbaratçı Wilson:

1) Başbakan Erdoğan Türk ordusuna karşı giriştiği operasyona başarıyla devam ediyor!

2) Artık Ordu komutanları ‘terörist’ konumunda ! Hayaller gerçek oldu…

3) Bundan sonraki adım Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılanmasında.

4) Bu gibi yargılamalar Türk askerinin gözden düşürülmesinde ileri bir adım olacak..

5) Tüm bu tutuklamalar, halkı ve siyasi çevreleri, tartışmalı Anayasa değişikliğini iknaya zorlayacak.

6) Bu tutuklamalar, orduda, yargıda,siyasette, bu değişimi kısıtlamak isteyenleri korkutacak.

7) Halk bu tutuklamalar konusunda fazla ses çıkarmıyor…

8) Yargılamalar, Türk ordusuna darbe indirirken aynı anda iktidarı da yıpratıyor..

(http://www.acus.org/new_atlanticist/erdogan-consolidates-civilian-rule-turkey)

Yani KAOS’un adım adım yaklaştığını haber veriyor..ABD’nin eski Türkiye büyükelçisi Ross Wilson..

Wikileaks 2008 belgelerinde de plan açıklanmıştı.. Türk silahlı kuvvetleri içinde Atlantikçi, Milliyetçi ve AVRASYACI unsurlar olduğu ve bunlardan son ikisinin ABD çıkarlarına ters düştüğü ‘tasfiye’ edilmeleri gerektiği yazılıydı..

Bir yanda Suriye İran Rusya tehdit altında.. Askeri hareketlilik var , Türkiye’nin dört bir yanında.. Bir yan da ordu tarumar, terör çeteleri dimdik ayakta. Halk şaşkın.. Amaçlanan buydu..Operasyon devam ediyor..

. 2012’nin ilk 10 gününde olanlara bakın..

* Uludere ABD bombalarıyla patlatıldı. Bir emekli genel kurmay başkanı içeri alındı ve tutuklamalar devam ediyor.

* Barzani, Karayılan ve içerdeki PKK’lılar, açıkça KÜRDİSTAN devleti için savaşa başlayacaklarını ilan ettiler.. Baydemir ayrı bayrak dedi. Ve Kışanak ‘uluslar arası camia’ya ‘katliam gördükleri’ gerekçesiyle başvuru yapacaklarını duyurdu…

BU ağzından salyalar akıtarak bekleyen küresel çetenin düğmeye bastığının işareti.. 2012 Nisan ayında büyük bir kalkışma için zaman tamam diyor Amerika..

Türk ordusu darmadağın, PKK ve uzantıları örgütlü.. Türkiye’nin komşularıyla ilişkileri berbat.. PKK ve uzantıları 3 ülke, (İran Suriye Irak) teröristleri örgütlü..

Şimdi bu memleket evlatlarının yaklaşan faciaya karşı bir araya gelme zamanı!


Banu AVAR

banuavar@superonline.com
www.banuavar.com.tr

Kaynak: http://www.halkinhabercisi.com/2012-bahari

Kimse Kimseyi Anlamıyor Hayat Ne Güzel!


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan vekili Mehmet Sağlam, Sayın Hamzaçebi'ye (Milletvekillerini göstererek) "Şu adamlarınıza da oturun diyin lütfen" diyor.
Milletvekilleri kimsenin adamı olmadıklarını kastederek "Bize Adam diyemezsin" diyor.
Sayın Sağlam da durur mu yapıştırıyor cevabı: " Milletvekilleri adam değil mi?"

Sayın Hüseyin Çelik Ne Güzel Söylüyorsun!


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, halen çeşitli medya organlarında tartışılmakta olan Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi ve andımız hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu.

Önce "GENÇLİĞE HİTABE AYET Mİ?" dedi;

Mustafa Kemal Atatürk'ün biz gençlere hitaben söylediği Gençliğe Hitabe ile Dini inançların Kutsal Kitaplarındaki Ayet'leri kıyasladı.

Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemin başlarında kendisine yabancılardan çok mektup geldiğini söyleyen Çelik, Yabancı uyruklu vatandaşların çocuklarının her sabah Andımız'ı okumasından şikayetçi olduklarını ve bunu haklı bulduğunu beirtti.

Bununla da yetinmeyen Çelik Atatürk'ü koruma kanununa ithafen Peygamberi koruma kanunu yok dedi.

Sayın Çelik galiba hangi ülkede, hangi rejimde olduğunu unutuyur. Burası Ak Parti İslam Devleti değil, Laik Türkiye Cumhuriyetidir.

Burada her vatandaş dini inancını istediği gibi yaşama hakkına sahiptir. Bu nedenle sizin Ulu Önder Mustafa Kemal'le bir Peygamberi kıyaslamanız son derece yanlıştır.

ve Ayrıca çok merak ettiğim bir şey var ki, Acaba Hristiyan bir aile size mektup yazıp çocuğunun İslamiyet dersi olan Din Derslerinden Muaf tutulmasını istese aynı duyarlılığı gösterir miydiniz?

1 Şubat 2012 Çarşamba

19 Mayıs'ta Çıkacak Binlerce Genç Samsun'a..!!


Artık 19 Mayıs törenleri sadece okullarda kutlanacakmış (!)
Akp'nin Bakanı Ömer Dinçer diyor ki;
"Kutlama törenlerinin hazırlık döneminin mevsim olarak soğuk bir zamana denk gelmesi nedeniyle sağlık sorunlarına yol açmasına, çalışma süresinin uzun olması nedeniyle öğrencilerin derslere ilgisinin azalmasına, motivasyonlarının düşmesine, gönüllü olmayan öğrenci velilerinin okullarla olan ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğu yönünde duyumlar alınmaktadır."

O zaman Biz de diyoruz ki;
Ey büyük Ata'm,
Türk gençliği olarak Hürriyet'in, Bağımsızlığın, Egemenliğin, Cumhuriyet'in ve İnkılâplar'ının yılmaz bekçileriyiz.
Her zaman, her yerde, her durumda, Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için; bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü veriyoruz.

Akp'ye inat 19 Mayıs'ta Meydanlardayız.

Eğer sen de çağrımıza kulak, omzumuza omuz veriyorsan tüm imkanlarını kullanıp yanımızda olmalısın.
Akp'ye inat, dayatmalara inat bizimle, Atatürk Gençliğiyle birlikte Sokaklara çıkmalısın.

Facebook etkinliğimize katılmak için:
http://www.facebook.com/events/224430904306452/?ref=ts

20 Ocak 2012 Cuma

Dink davasında Karar veren mercii " Verdiğimiz karar beni tatmin etmedi " diyorsa bu ülkenin mahkemeleri bağımsız değildir.

4 Ocak 2012 Çarşamba

DSP'li gençler CHP'ye geçti


Kılıçdaroğlu, grup toplantısında, çoğunluğu DSP'den partisine katılanlara rozet taktı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında, çoğunluğu DSP'den olmak üzere partisine katılanlara rozet taktı.

Her partiden CHP'ye katılım olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Özellikle gençlerin partimizi tercih etmeleri bizi ayrıca sevindiriyor'' dedi.

Kaynak: http://www.gercekgundem.com/?p=428228&com=all

8 Eylül 2011 Perşembe

Türkiye'nin yeni Politikası İsrail'e dair..


İranlı bir dost, "artık ihtiyacı olan tek şey bir savaş" demişti, Recep Tayyip Erdoğan için ve devam etti: "her şey o kadar benzer ki İran'la".
Adım adım dayatılan muhafazakar/islamcı hayat biçimi. Özgürlüğün sadece islami bir hayat yaşamak isteyenler için söz konusu olması. Dini bayramların/ramazan'ın bir bayram değil, bir zulüm ve işkence haline dönüşmesi devlet-polis-paramiliter güçler eliyle. alkolün ahlaksız, ayıp ve pahallı bir ürün haline dönüşmesi. Kara poşetlerle pazarlanıp, gizli gizli içilmesi. İçenin ayıplanması.
Ordunun tüm komuta kademesinin ve tüm devlet bürokrasinin tek hamlede ortadan kaldırılması.
Ve nihayetinde -halkın bilinçaltına sindirilmiş bir düşman ile (İran için Irak, Türkiye için siyonist İsrail) çıkacak bir savaş
ve Milliyetçiliğin rüzgarı
ve olağanüstü koşulların iktidara verdiği diktatöryal özgürlük ortamı.

programlı ve zorlama adımlarla atılmış, davos tavrı
devlet desteğiyle organize edilmiş, mavi marmara faciası
ve nihayetinde, gazze'ye, donanma eşliğinde gönderilecek mavi marmara'lar.

o kadar ulusal bir düşman olarak dayatılıyor ki İsrail,
tüm hükümet, ana muhalefeti İsrailci olmakla suçluyor.

nazilerin veya soğukşavaş yıllarında, Amerikalıların düşmanlarını komünist olmakla suçlamaları gibi.
Türkçü faşistlerin, Apoyu ermeni olmakla suçlamaları gibi.

artık ihtiyacı olan tek şey bir savaş.
düşman hazır,
halk hazır.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25248628/

18 Ağustos 2011 Perşembe

O Gün Bu Gündür!!

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927


_______________________________________________________

hadi bunu günümüze uyarlıyalım:

Ey Türk gençliği --- biz oluyoruz.

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. --- Burası zaten gayet açık. Türkiye her zaman Türkiye Cumhuriyeti olarak kalacaktır.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir --- Şu anda hayattaysan, hayatta olmanın ve gelecekte de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yaşayabileceksen bunun tek koşulu Türkiye Cumhuriyetini korumandır.

İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır --- Gelecekte yani 2011 oluyor, senin bu güzel ülkeni elinden almak isteyenler olacaktır. Parça parça satıp parasını da çatır çutur yiyeceklerdir. Bu kişiler hem içinizden birileridir hem de tüm dünyaya zulmetmiş kişilerdir. Kim olduklarını belirtmeme gerek var mı, bence anladınız.

İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen,vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin --- Eğer bağımsızlığını ve Cumhuriyetini korumak zorunda kalırsan, vatan hainlerinden hesap sormak için ne koşulda olduğunu bunun ne denli kolay olduğunu veya yaptırımlarının ne olduğunu düşünmeyeceksin.

Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir --- Bu koşullar uygun olmayan durumda karşına çıkabilir. Yani Türk silahlı kuvvetlerinin komutanları istifa etmiş olabilirler. Ama sen hala ölmedin.
İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler --- Onlar yıllardır iktidarda da olabilirler. 9 yıldır vatandaşın anasını ağlatıyor da olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir --- Yalan dolanla, sahte oy pusulalarıyla, yanan oylarla, fazladan seçmenle güzel Türkiyemin bütün idari kurumları yandaşla doldurulmuş olabilir. Emniyete, Türk Silahlı Kuvvetlerine HSKY'ya Anayasa mahkemesine yerleştirilmiş olabilirler,Türk Silahlı Kuvvetlerinin komutanları istifa da etmiş olabilir, etmeyenler cezaevinde de tutulabilir. Memleketin her belediyesi turuncuya maviye beyaza boyanmış da olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler --- Bunların içinde en önemlisi Türkiye Büyük Millet Meclisindeki vekiller vekil olduklarını unutup kendilerini tüccar bile zannedebilirler.

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler --- Hatta bu meclistekiler kendi cüzdanlarını ülkeyi karıştırmak isteyenlere istediklerini peşkeş çekerek doldurabilirler. El vapura binemezken onlar gemicik alırlar, bizde akbil bitmişken onlar ülke için yat alırlar.

Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. --- Vatandaşım, güzel insanım aç kalmış, işsiz kalmış, ışıksız kalmış en kötüsü sahipsiz kalmış olabilir.

Ey Türk İstikbalinin evlâdı --- Ey aydın gençler!

İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır --- Bu saydıklarımın hepsi varsa hayatında, yapman gereken artık ülkeyi kurtarmaktır.

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! --- Eğer bir güç istiyorsan seni harekete geçirecek o güç senin geçmişinde zaten vardır.


Unutma ki;Tarih Tekerrürden İbarettir..

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Akp Büyüsün, İstikrar Sürsün!!

‎2000 yılı: 0 Şehit
2001 yılı: 0 Şehit

2002 yılı: 13 Şehit
2003 yılı: 21 Şehit
2004 yılı: 73 Şehit

2005 yılı: 92 Şehit
2006 yılı: 121 Şehit
2007 yılı: 118 Şehit
2008 yılı: 150 Şehit
2009 yılı: 135 Şehit
2010 yılı: 141 Şehit

Son üç haftada toplam 40 Şehit vermişiz.

2000-2001 yılları Bülent Ecevit'in dönemi.
2002den itibaren ise R.Tayyip Erdoğan'ın dönemini yaşıyoruz.
Tablo ortada.. Ne diyebiliriz ki.. Hedef 2023..